TÜRK FUTBOLUNUN EN BÜYÜK SORUNU YÖNETİCİLER - N90 SPORT






TÜRK FUTBOLUNUN EN BÜYÜK SORUNU YÖNETİCİLER

TÜRK FUTBOLUNUN EN BÜYÜK SORUNU YÖNETİCİLER

Türk futbolundaki en büyük sıkıntı yöneticilerin ve federasyonun günü kurtarma politikası. Yöneticiler sil baştan değişirse Türk futbolu da yeniden doğar”

Bugüne kadar yöneten insanların portföyü buydu ve buraya kadar geldi. Türk futbolu hakemi, antrenörleri ve futbolcuları açısından gelişme kaydettiği çalışmalar olsa da , yöneticiler anlamında bunu söylemem çok güç. Yöneticilik hobi için sevgi için yapılmaz. Profesyonel insanların yapması gerekir bu işi. Ve bu konuda uzman kişilere, bilgi ve donanıma sahip kriterli insanlara bırakılmalı. Maalesef işi bilmeyenler içerde, işi bilenler dışarıda !Eğer Türk futbolu gelişmek istiyorsa idari olarak ve yöneten insanların değişmesi lazım.

Türkiye’de maalesef insanlar medeni davranışlara medeni cevaplar veremiyor. Hiç kurallara uymak istemeyen devamlı bozmak isteyen bir yapımız var. İnsanları düzeltmek ve eğitmek için çok uzun bir süre lazım. Kulüp yönetimlerin içerisinde; aile, akraba, ahbap ilişkileri artık kısırlaşmış bir döngü halinde ve bu şekil yönetilmekte. Ve tabi egoların hakim olduğu bir yapı söz konusu. Herkesi kırarsanız para için yalnız yaşarsınız.

Takımı teslim edeceğiniz insan çok önemlidir. Dedikoduyla bu işler yürüyor. Başkasının söylemesiyle değil de kendi gözlerinizle gördüğünüz şeye inanmalısınız.

Özellikle futbolun kalbinin bu kadar derinine inen ve kendi çapında çalışmaları birebir yerinde inceleyerek bugüne kadar çıkardığım raporlar ve istatistikler ise facia denebilecek kadar ortada büyük ve acı bir tablolar olduğunu söyleyebilirim. Türkiye genç nüfusun çok olduğu bir futbol fabrikasıdır. Fakat pazarlamasından tutun , işlemesini bilmeyen kör ve para kaynaklarının tezgahında sürünen bir modelin içinde barındığını ve her geçen gün yetenekli gençlerin kaybolmasını seyrettiğimiz bir sistemin ve çarkın içerisinde devam etmektedir.

Avrupa’ya baktığımızda hep onları örnek alıyoruz fakat Türkiye olarak bizim eksiğimiz çok . Kulüplerin içerisine baktığımızda analiz yapabilecek, scout ekibi bile yok. Oyuncu analizi yapabilecek bir kadro olmadığı gibi gerekli donanım bile yok. Teknolojiyi futbola entegre edemediğimiz gibi, teknolojiyi kullanamıyoruz bile.

Kulüplerde kurumsallık işleyişi yok, teknoloji yok, medya doğru kullanılamıyor, kulüplerde futbol bilgisini işleyecek insan yok. Halbuki eğitimli birçok spor yönetici mezunlarımız gelişirken, onlara açılacak alanların koltuklarını hala kulüp başkanlarının ahbap, dost, kardeşleri dolduruyor. Futbolda yasaların olması gerekir. Ama işleyen yasalar yok.

Bunu bir örnek vererek özetlemek gerekirse; bir inşaat yapmaya kalkıyorsunuz malzemeden kaçıyorsunuz, işçi sayısını kısıtlıyorsunuz ve mimarın çizdiği taslağı değiştiriyorsunuz binayı bitiriyorsunuz ama bina zamanla çöküyor. Sonuç en kaz ! O halde Türkiye’deki futboldan ne alt yapı beklemek , ne de futbolda başarıyı beklemek imkansız.

Bir kadın olarak bu tabloyu gören ve yaşayan biri olarak gençleri düşünen bir toplum olduğumuzu söylemem, ne yazık ki !

Gerek yönetici olarak gerek antrenör olarak. Türkiye’de kulüplerde iyi bir antrenör olabilmek için kulüplerin iyi bir ‘Genç Takım Oyuncu Geliştirme Felsefesine’ sahip olması gerektiğinin şart olduğunu belirtmek isterim. Çünkü ‘güçlünün güçlüye, yeteneklinin yetenekliye karşı ortamı yok. Ve bunların olabilmesi için düzenin olması ve gençlere eğitimli spor alanlarının yaratılması gerekiyor.

Türk futbolunun geleceğini yönlendirmek mümkün değil ama Türk Futbolu’nun ve diğer spor branşlarının güçlü bir gelecek oluşturması mümkündür. Bu oluşumda doğru insanlarla ve doğru kurumlarla bu oluşuma fırsat veriyor olmak temelin kurulup ilerlemesi demektir.

Türkiye’deki tüm bölgeleri gezdim, tesisleri gezdim, fiziki şartlara baktım, birçok kulübü ziyaret ettim ve bazı kulüplerde çalışmaların içerisindeydim. Ancak futbolcularımıza teknik, taktik, fizik, antrenman öğretiyoruz ama uygulanmayan , hayata geçirilmeyen en önemli şey oyuncularımıza mental, duygusal, ailesel, kültürel, sosyal alanlarda hiçbir eğitim vermiyoruz. Bu eğitimlerin verilebilmesi için hiçbir çalışmanın hayata geçmediğini , yapmaya kalkışanların da bu işi bilgisi olmadığından yapılmadığını gördüm. Bu koltuklar, bu yönetici başkan zihniyetleri işledikçe ve paralarıyla , egolarıyla , kaprislikleri ile bir noktaya varamadıklarını görüyoruz. Biz çocuklarımızın ‘gelişerek yarışmalarını istiyoruz, kazanarak gelişimlerini istemiyoruz.

Nurhan Özücüer

18/9/2017

Menü

Linkler

Copa Turkey
Mayasan.net
Bağışınızı Dünyaca Güvenli Ticaret Platformu PAYPAL Üzerinden Yapabilirsiniz.

BAĞIŞ TUTARI
English  English  English  English  Persian 



Aktiviteler

İstatistikler